| [DERS 6]POZLAMA (DİYAFRAM-ÖRTÜCÜ) VE POZOMETRELER : |
|
|
|
POZOMETRELER: Üretim şekillerine göre değişik sınıflandırmalar yapılmaktadır pozometreler hakkında , ancak bizler için önemli olan sınıflandırma sanırım ışık ölçme biçimlerine göre yapılan sınıflandırmadır: Bu noktadan bakarsak eğer, pozometreleri iki ana başlık altında incelemek mümkündür: 1) Makinalarımızın içinde bulunan pozometreler: (Yansıyan ışığı ölçerler) Öncelikle Pozlama nedir, kısaca üzerinde duralım. Levend Kılıç hocanın Fotoğrafa Başlarken adlı kitabında Pozlama hakkında şöyle bir tanım verilmiş: Pozlama: ışığa duyarlı malzemenin ışıktan etkilenmesidir. Fotoğraf makınesinde film, agrandizörde fotoğraf kağıdına ışık verilerek görüntünün oluşturulmasıdır. Evet bu basit ama bir o kadar da önemli tanımdan yola çıkarsak, aslında “fotoğraf çekmek” eyleminin gerçek anlamda sözlere dökülmüş hali pozlamadır; yani ışığa duyarlı bir yüzeye, gerektiği kadar ışığın gerektiği kadar sürede düşürülmesi eylemi.. Bu noktada karşımıza • “ gerektiği kadar ışık ”(miktar) , ve olmak üzere iki önemli kavram çıkar. Fotoğraf çekerken ışığı miktar ve süre olarak kontrol etmek gerekir. Fotoğrafa başlarken bu iki kavramı kontrol etmek bizlere çok zor gelir, adeta başımıza dert olurlar. Ama zaman ilerledikçe ve bizler bu iki kavramı içselleştirdikçe, aslında ışığın mikrtarını ve süresini kontrol etmenin (etmek zorunda olmanın) başa bela dert bir durum olmadığı, tam tersine bu iki büyüklüğün (miktarın ve sürenin) aslında bizim fotoğraf çekerken en büyük enstrumanlarımız olduğunu anlarız. Bu noktada iç içe parantezlere devam edelim ve bir süre için bu iki önemli kavramın, miktarın ve sürenin üzerinde duralım. 1) Diyafram Sistemi (miktar) : Diyafram insan gözündeki göz bebeğine benzer. Göz bebeği dairesel olarak büyüyüp küçülen açıklığıyla retinanın üzerine düşen ışığın miktarını kontrol eder. Az ışıklı bir konuya bakıldığında göz bebeği dairesel olarak açılır, çok ışıklı bir konuya bakıldığında ise küçülür. Aynı prensiple, fotoğraf makınalarının objektiflerinin önünde de bu şekilde bir gözbebeği mekanızması vardır. Bu mekanızmaya Diyafram adı verilir. Diyafram sistemi , objektifin içinden geçip film (veya sensör) yüzeyini pozlayacak ışığın miktarını kontrol eder. Yani kısaca hangi miktarda ışık filmimize ulaşacak , bunu diyafram sayesinde kontrol ederiz. Daha basit bir anlatımla diyafram sistemi bir çeşmeden akan suya benzer, çeşme sonuna kadar açıldığında (diyafram açıldığında- rakam olarak küçüldüğünde) çok su akar, çeşme kısıldığında (diyafram kısıldığında – rakam olarak büyüdüğünde) ise az su akar. Fotoğrafçılıkta maalesef yeni başlayanlar için bir baş belası durumunda olan bir “ters orantı” söz konusudur. Diyafram değerlerini gösteren f değerleri, biz diyaframı açtıkça rakam olarak küçülürler, kıstıkça ise büyürler.. Birbirinin katları olarak büyüyüp küçülen diyafram (f) değerleri : 1 - 1,4 - 2 - 2,8 - 4 - 5,6 - 8 - 11 - 16 - 22 - 32 Şeklinde sıralanırlar.. Peki bu rakamlar nereden çıkmışlar? Kısaca değinirsek: Objektifin odak uzaklığına bağlı olarak en küçük diyafram açıklığı belirlenir. , bağıntılı açıklık olarak, 1 denirse bir sonraki açıklık onun iki katı olan 2, bir sonraki yine onun iki katı olan 4 ve aynı şekilde açıklıkları büyüterek katları olan rakamlar elde edilir. Bu rakamlar sırasıyla : 1 den başlayarak 512 ye kadar aşağıda gösterilmiştir. 1 - 2 - 4 - 16 - 32 - 64 - 128 - 256 - 512 - …
F değerleri: 1 - 2 - 4 - 8 - 16 - 32 - 64 - 128 - 256 - 512 f değerleri(karekökler) 1 - 1,414 - 2 - 2,828 - 4 - 5,657 - 8 - 11,314 - 16 - 22,627 - Yani kısaca kabul edilen f değerleri: 1 - 2 - 2,8 - 4 - 5,6 - 8 - 11 - 16 - 22 - 32 dir. Bu rakamların her birine , tam diyafram değeri, (f/stop, f/sayısı/ f/durağı) denir ve kısaltılmış olarak küçük f harfi ile gösterilir. (tam diyafram değerleri dışında 1.2 , 1,8, 3,5 gibi ara değerler de vardır.) Diyafram değerleri eski mekanık makınalarda objektiflerin üzerindeki bilezikte yer alır ve objektifin üzerinden kontrol edilirdi. Ancak artık yeni elektronik autofocus makınalarda f değerlerini makınamızın body sının üzerindeki bir çark vasıtasıyla kontrol edebilmekteyiz. Burada anlaşılması gereken en önemli noktalardan birisi : DİYAFRAM DEĞERİ RAKAM OLARAK KÜÇÜLDÜKÇE, AÇIKLIK OLARAK BÜYÜR. RAKAM OLARAK BÜYÜDÜKÇE AÇIKLIK OLARAK KÜÇÜLÜR. Yani f : 1 diyafram en açık(büyük) diyaframken, f:32 diyafram en kısık (küçük) diyaframdır.
Şekil 01 Diyaframın ışık geçirme işlevi en basit şu şekilde özetlenebilir: Diyafram değeri , rakam olarak küçüldükçe açıklık olarak büyür ve miktar olarak çok ışık geçirir. Diyafram değeri, rakam olarak büyüdükçe ; açıklık olarak küçülür ve miktar olarak az ışık geçirir. Diyafram açıklıkları birbirinin katları olarak büyür ve küçülür. Her diyafram değeri kendisinden öncesi değerin yarısı kadar, kendisinden sonraki değerin iki misli kadar ışık geçirir. Örneğin: f:5,6 değeri f:4 ün yarısı kadar, f:8 in iki katı kadar ışık geçirir.
Şekil 02 Bir objektifin kalıtesi, birçok özellikle beraber, temel olarak objektifin ışık geçirme değeriyle ölçülür. (Objektifin en çok açılabildiği f değeriyle) . En yüksek ışık geçirme değeri, objektifin sahip olduğu en büyük diyafram açıklığıdır (en küçük f değeridir) . Mesela tüm diğer parametreler sabitken, 70-200 mm bir objektifin f değeri 4 olan hali 800 dolar civarındayken (yaklaşık değerler) , aynı 70-200 objektifin f:2,8 olanı 1600 dolar civarında bir fiyata satılmaktadır. 2) Örtücü Sistemi (süre) : Işığa karşı duyarlı olan filmimiz (ya da sensörümüz) , makinamız içinde üzerine düşecek ışığı beklerken örtücü adı verilen bir perde ile ışıktan korunur. Objektiften giren ışık, örtücü sistemi çalışmadan ve perdemiz açılmadan (biz deklanşöre basmadan) filmimizin üzerine düşmez. İşte tam bu noktada 2. enstrumanımız devreye girer. Bu örtücü /perde nin açılıp kapanma hızı da önemlidir. Çünkü bu süre ne kadar uzarsa, filmimiz ışığa o denli çok maruz kalacaktır. Bu süre ne kadar kısa olursa, filmimiz o kadar kısa zaman zarfında ışıktan etkilenecektir. O halde ışığın hangi miktarda filmimizi pozlayacağına da hükmedebiliyoruz. Bu da 2. önemli enstrumanımızdır. Diyafram sistemi Alan derinliğini kontrol edebilmemizi sağlarken (Bu konuyu ilerde tek başına ele alacağız) , Örtücü sistemi de haraketi dondurmamızı , ya da haraket netsizliğini filmimize çizmemizi sağlar.
Şekil 03 : Hızlı örtücü hızı , 1/1000
Şekil 04: Yavaş Örtücü hızı , ½ Örtücü hızları şöyle sıralanır: 1/8000 - 1/4000 - 1/2000 - 1/1000 - 1/500 - 1/250 - 1/125 - 1/60 - 1/30 - 1/15 - 1/8 - ¼ - ½ - 1” ve üzeri (genelde 30” ye kadar, üzeri Bulb modu)
1/60 tan sayı olarak büyük örtücü hızları “titremenin” yavaş yavaş başladığı (kullanılan objektifin odak uzaklığına da bağlıdır) ve yavaş yavaş tripod gereketiren örtücü hızlarıdır. Genelde elde çekim için 1/125 alt limit kabul edilir, ve 1/125 , 1/250 , 1/500 ve üzeri hızlarda elde çekimlerde pek sorun olmaz. Ancak 1/30 , 1/15 , 1/8 gibi hızlar riskidir ve sehpa kullanımını gerektirir. DİYAFRAM – ÖRTÜCÜ İLİŞKİSİ : Pozlamayı, ışığa karşı duyarlı filmin ışıktan etkilenmesi olarak tanımlamıştık hatırlarsanız. Pozlama sırasında film yüzeyine ulaşan ışık 2 temel sistem tarafından kontrol edilir. Bunlar yukarıda bahsedilen Diyafram ve örtücüdür. Daha basit bir ifade ile, filmin pozlanabilmesi için bir diyafram açıklığı ve bir örtücü hızı belirlenmelidir. Objektiften geçerek filmin üzerine düşen ışığın miktarını diyafram, süresini ise örtücü hızı belirler demiştik. İşte bu iki sistem arasında çok önemli bir ilişki vardır. Fotoğraf çeken kişinin amacı , film yüzeyine net ve doğru ışık yoğunluğunda görüntü elde etmektir. Görüntünün doğru ışık yoğunluğunda olması Pozlama ile ilgilidir. Işık, film üzerine ne gereğinden az ( az pozlama) , ne de gereğinden çok (fazla pozlama) düşmelidir. Hem miktar hem de süre açısından doğru ışığın filme ulaşması gerekmektedir. Pozlama esnasında hangi diyafram açıklığı ile , hangı örtücü hızının kullanılacağının bilinmesi önemlidir. Bu nedenle diyafram ile örtücü arasındaki ilişkinin bilinmesi gerekmektedir. Pozlamayı belirleyen 3 ana unsur şunlardır: 1) Aydınlanma: Fotoğrafı çekilen konunun bulunduğu ışıklandırma durumu Pozlamayı belirleyen etkenleri gördük; şimdi de bu etkenlerden haraket ederek bir konunun fotoğrafını çekerken diyafram değeri ve örtücü hızının nasıl belirlendiğini görelim: Diyelim ki yürüyen bir kişinin dışarda güneş ışığı koşullarında net bir fotoğrafını çekmek istiyoruz. Konumuz haraketli ve biz bu haraketi dondurmak istiyoruz: O halde 1/125 bizim için gerekli olan örtücü hızıdır. (veya üzeri) İçinde bulunulan ışık koşullarında, 100 ASA lık bir film kullanıyorsak, diyelim ki pozometremiz bize 1/125 enstantane hızı (örtücü hızı) için f:5,6 değerini versin. O halde bizim 100 ASA lık filmimizle bu kareyi çekmek için kullanacağımız değerler: t: 1/125 – f:5,6 dır… Peki biz aynı kareyi bir başka değer sistemini kullanarak çekemez miyiz? Elbette çekeriz. t: 1/500 yaparsak karşılık gelecek değer: f:2,8 Diyelim ki aynı kareyi çekerken fikrimiz değişti ve yürüyen adamı dondurmak yerine, haraket netsizliğini de fotoğrafımıza katmak ve karemize biraz ritm kazandırmak istedik: O halde yapacağımız daha uzun bir örtücü hızı belirlemek: t: 1/15 seçersek örneğin: f ne olur? Berberce düşünelim. T:1/125 ken f: 5,6 dı. t: 1/125 den ; 1/15 e kaç stop ileredi? Yazalım beraber: 1/125 1/60 1/30 1/15 Yani 1/125 den 1/60 a 1 stop ; 1/30 a 2 stop, 1/15 e 3 stop.. Biz t : 1/125 den 1/15 e uzatırsak (süre uzuyor dikkat edin) 1/125 e göre 3 kat uzun süre filmimiz ışığa maruz kalacak. O halde süre uzayınca miktarı azaltmamız gerekiyor: ne yapacağız , f : değerini kısacağız.. Ne kadar? 3 stop.. 5,6 8 11 16 f: değeri 5,6 dan 8 e kısılırsa 1 stop, 11 e kısılırsa 2 stop, 16 ya kısılırsa 3 stop: O halde: 1/125 – 5,6 yerine 1/15 – 16 diyafram kullanabiliriz. (1/125 – 5,6 ) ile ( 1/15 – 16) değerleri aynı yoğunluktaki ışığa karşılık gelirler ve iki değer sistemi de filmimizi başta varsayılan koşullarda doğru miktarda pozlar.. Ancak iki halde çekilen fotoğraflar farklı fotoğraflardır.. ( Şekil 03 ve şekil 04 ü düşünün) (1/125 - 5,6) ile çekilen karede yürüyen insan haraketi donmuş bir halde kayıt edilirken, (1/15 – 16) sistemi ile çekilen karede yürüyen insanın ardında bir haraket netsizliği çizgisi (iz) olur ve haraketli alan flu olur.. Kullanabileceğimiz değerler özetle: (1/1000-2) , (1/500 - 2,8 ) , (1/250-4), (1/125-5,6) , ( 1/60-8 ) , ( 1/30-11) , ( 1/15-16) Aynı şekilde ASA (ISO) değerinin de etkısı vardır . Mesela biz örneğimizde başta ASA yı 100 ASA olarak belirlemiştik Yani 100 ASA da, 1/125 e 5,6 diyafram.. Peki aynı koşullarda kullandığımız film 200 ASA olsaydı ne olurdu? Yine enstantane seçimimizin sabit olduğunu düşünelim: t: 1/125 e karşılık bu kez , 200 ASA için pozometremiz 8 diyafram isteyecekti.. Yani 100 ASA için 1/125 e 5,6 doğruysa ASA değeri arttıkça, filmin ışığa karşı duyarlılığı artar, yani hızı artar, yani daha az ışıkta pozlanabilir.. Bir örnek verelim: 400 ASA bir film, 200 ASA flme göre 2 kat daha duyarlıdır , yani 400 ASA bir filmin 200 ASA bir filme göre pozlanması için 2 kat az ışık gerekir.. Daha az ışıkta pozlanabilir. Zor ışık koşullarında yüksek ASA lı filmler hayat kurtarırlar, ancak unutulmamalıdır ki, ASA arttıkça filmin fotoğraf kalıtesinde (veya matbaa kalıtesinde) basılabileceği boyut küçülür.. Evet, buraya kadar pozlama, ve pozlamayı kontrol eden diyafram , enstantane ve ASA değerleri üzerinde yoğunlaştık. Tüm bu değerleri kullanarak bizlere doğru ışık ölçümlerini sağlayan ekipmanlarımız , yani pozometrelerimiz, ile ilgili ise konuşmaya fırsat olmadı. İsterseniz daha fazla uzatmadan DERS 6 yı burada keselim ve Pozometreler ve Poz Ölçüm Sistemleri ile ilgili konuları bir sonraki dersimizde ele alalım. Umarım kafalarınız diyafram, enstantane(örtücü) ve ASA kavramlarıyla gereğince karışmıştır. Umarım karışmıştır diyorum çünkü önce karışacak, herşey bulanacak, “başımıza bela “ olacak, sonra zamanla oturmaya ve hazmedilmeye başlayacak.. Diyafram ve enstantane bilgisi, aralarındaki ana ilişki, fotoğrafın temeli olarak kabul edilebilir. Bu ilişkinin özünü anlamadan , doğru pozlayabilmek ve istediğimiz fotoğraflara ulaşabilmek ancak şans eseri olabilir ki, biliyorsunuz şans her zaman insana gülümsemez. Açıklığı 1 olan objektifleriniz olsun inşallah diyerek bu dersi noktalıyorum (bem şahsım adına 2,8 e de razıyım.) NOT: Şekil 01 ve Şekil 02 Levend Kılıç hocamızın Fotoğrafa başlarken adlı kitabından alımıştır, ayrıca bazı tanımlarda da onun satrılarına başvurdum. (Yoksa siz hala bu muhteşem kitabı satın almadınız mı? )
02/03/2006 |
|
| Son Güncelleme ( Monday, 02 April 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





