DERS 11 : AZ IŞIK ÇEKİMLERİ Az ışıkta fotoğraf: Doğrudan aydınlatma kaynağımız olan güneşin gücünü yitirdiği saatlerde, yapay aydınlatma kaynaklarının da yardımıyla oluşan loş ortamlarda fotoğraf çekimidir. Dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntılardan birisi gün batımından sonra geçen zamandır. Mevsimine ve çekim yönüne göre gün batımından sonra 10 dakıka ile 30 dakika müddetince çekim yapılabilir. Bu zaman diliminde yapılan çekimlerde gökyüzü o alacakaranlık mavisi (parlament mavisi) rengindedir.
Unutulmaması gereken en önemli husus; gözümüzün gördüğü mavinin tonundan daha koyu bir ton elde edileceğidir. Gözümüz hala koyu lacivert görürken çektiğimiz karelerde maalesef gökyüzü siyaha dönüşecektir. Bu nedenle “erken parlement” kavramı üzerinde durmalı, ve geç kalmadan az ışık gece çekimlerimizi tamamlamalıyız. Özellikle geziye gidilen mekanlarda, akşam üstleri o mekanın “gece” sini anlatabilmek adına az ışık çekımleri fotoğraf tutkunlarına cazip gelmektedir. Ancak gün içinde fotoğraf çalışıken, az ışık gece fotoğraflarını nerelerde çekeceğimizi planlamalı, ardından akşam ışığı fotoğrafları alındıktan sonra , gün batımı ile birlikte , vakıt kaybetmeden gece çekımı alanlarına hareket edilmelidir. Aynı akşamda 2-3 ayrı yerde kadraj almak istiyorsak, doğru planlama önem kazanır. Bu planlamada en önemlı husus önce doğu tarafındakı kadrajı çekmek ve batı tarafına doğru ilerlemektir.(çünkü en geç batı ışığı kaybeder.. ) Az zamanda çok fotoğraf kotarabilmenin tek yolu doğru planlama, mekanı tanıma, keşfetme, gün içinde bir yandan fotoğraf çalışırken diğer yandan da geceye ilişkin zihinde hazırlıklar yapmaktan geçer. Işık beklemez.. Zamanla yarışır.. Bizim görevimiz ışığı gördüğümüz yerde ele geçirmektir, ama diri olarak… GEREKLİ EKİPMANLAR: 1) TRİPOD: Her türlü uzun pozlama fotoğrafında (bazı soyutlamalar hariç) tripod fotoğrafçıların olmazsa olmazıdır. En iyi nişancı 1/15 de titretmeden çekebilir, hadı daha iyisi 1/8 de başarılı olur. Ama ¼ ve altın a düşüldüğünde, hatta saniye cinsinden ( 2” , 4”, 8”, 15”, 30” vs) pozlama süreleri önümüze çıktığında, net olması gereken alanların (durağan bölgelerin) net olarak fotoğraf karemızde oluşabilmesi için fotoğraf makinemizi bir tripod ile sabitlememiz şarttır. 2) Kablo Deklanşör: Bir başka önemlı ve çok faydalı ekıpman kablo deklanşördür. Son zamanlarda kablosuz uzaktan kumandalar da üretilmiştir.. Bir kablo deklanşörün varlığı, hem deklaşöre basarken makınamıza vereceğimiz titremeyi ortadan kaldırır, hem de yıldız çekımleri gibi Bulb modunda uzun çekımlerde deklanşörü kilitlemeye yardım eder.. 3) Film seçimi: Her film çok uzun ve çok kısa pozlama sürelerinde reciprocity failure denılen (eşdeğerlik sapması) önem kazanır.. Eşdeğerlik Yasası (Reciprocity Failure) ve Sapması 1/2 saniyeden uzun olan pozlama sürelerinde ışıkölçerimize (pozometremize) güvenmememiz gerekir, çünkü filmimiz artık ışıkölçerinin gösterdiği ayarla yeterince pozlandırılamaz. Öte yandan çok yüksek enstantanelerde de aynı durum söz konusudur, yani filmimiz gereğinden az pozlandırılmış olur. Ancak bu olay yaklaşık 3000 enstantane ve yukarısında özellikle elektronik flaşlarla çok yakın plan çekimlerde söz konusu olduğundan çok ender karşılaşılan bir durumdur. Zaten çözümü de çok basittir. Flaşımızı uzaklaştırırsak veya ışığını yansıtarak kullanırsak problem kendiliğinden ortadan kalkar. Asıl problem az ışıkta uzun süreli pozlandırmaların gerektiği hallerdir ve maalesef özellikle renkli filmler için ortak bir formül yoktur. Her filmin tipine ve markasına göre ayrı bir "reciprocity failure" özelliği vardır. Siyah-beyaz filmler bu açıdan birbirine oldukça yakındır. Tipik bir siyah-beyaz film için ışıkölçerimiz 10 saniye obtüratör süresi gösterirse diyaframla oynamamak kaydıyla poz süresini yaklaşık 40 saniye olarak vererek doğru bir çekim yapabiliriz. Ölçülen poz süresinin uzaması tatbik edilmesi gereken poz süresini birkaç kat artırmaktadır. Renkli filmde durum daha da karmaşıktır. Nitekim renkli filmde değişik renklere hassas üç ayrı emülsiyon tabakası vardır ve bunların üçü de ayrı karakterdedir. Kırmızıya hassas tabaka bir saniyeden uzun süreli pozlandırmalarda "reciprocity failure" başlatırken, maviye hassas tabaka beş saniyeden sonra başlatır. Dolayısıyla renkli filmde sadece poz süresini uzatmak yetmez, objektifin önünde renk sapmalarını önleyecek filtre kullanmak da gereklidir. Bir çok yeni elektronik fotograf makinelerinde bir kaç dakikaya kadar poz süresini ayarlayan otomatik ışıkölçer olduğu belirtilmektedir. Ancak hiçbir ışıkölçer sistemi "reciprocity failure" olayını hesaba katmadığından bu konuda fotografçının tedbirli olması gerekir. "Reciprocity failure" olayının sebebi ;emülsiyon üzerindeki gümüş grenlerinin oluşum şeklidir. Bilindiği üzere ışık foton adı verilen milyonlarca ufak parçacıklardan oluşur. Fotograf makinesinin obtüratörü açıldığında bu fotonlar emülsiyonu adeta bombardıman eder. Bir gümüş greninin banyo edilebilir hale gelebilmesi yani tuzundan (gümüş bromür veya klorür) ayrışabilmesi için aynı anda en az dört fotonun birden bu grene çarpması gerekir. Çok az ışıklı ortamlarda bu şartın gerçekleşmesi çok zor olduğundan sürenin uzatılarak gerekli sayıda fotonun aynı anda emülsiyonu bombardımanı dolayısıyla doğru pozlandırma sağlanır. Fotografçılar, ışığın yetersiz olduğu iç mekan çekimlerinde (fabrika, cami içi, büyük iç mekanlar, gece fotografları) bu hatalarla sık sık karşılaşmaktadırlar. İç çekimlerde genellikle zayıf ve düzensiz bir aydınlatma vardır. Bu durumlarda ışıkölçerin yanılma faktörü de eklenince olay tam açıklığıyla ortaya çıkmaktadır. Örneğin, bir fabrikanın içinde çekilen ve yetersiz aydınlatma koşullarında ışıkölçer ile ölçüm yaptığımızda birkaç dakika pozlandırma yapmanız gerektiği ortaya çıkabilir. Bu durumda net saha derinliğini artırmanız için diyafram kısarak pozlandırmayı daha da artırabilirsiniz. Eğer reciprocity failure faktörünü hesaplamazsanız iki durumla karşılaşacaksınız. Birincisi pozlandırmanız yeterli olmayacak, dia filminiz koyu veya negatif çekerseniz açık çıkacak, ikincisi renk sapması olacak. Pozlandırmayı düzeltirseniz bu sefer de renk sapması yine devam edecek. Bu renk sapması fotografı çektiğimiz yerdeki ışıklandırma, yansıma ve aydınlatmada kullanılan ışık kaynakları ile ilgili değişik renk sapmaları seklinde oluşacaktır. Bu durumlarda, pozlandırmada düzeltme yapmak ve ayrıca renk düzeltmesi için filtre kullanmak gerekir. Hangi filtrenin kullanılacağı ise iç mekan aydınlatmalarının farklı olması nedeniyle test yaparak bulunur. Genelde film üreten firmalar uzun pozlandırma sınırını tayin ederler veya bir tür film için uzun pozlandırmada hangi filtre kullanılacağını belirtirler. Bu değerler yaklaşık bir sonuç almak içindir. En iyi sonucu test yaparak bulabilirsiniz. Gelin biraz da ders için çektiğim fotoğraflar üzerinden konuşalım:
Zaman ilerler ve , renk kaçıp gider siyaha... Bu şekilde çekerken doğru zamanı kaçırdığımız kareler için, sayısal işleme programları ile birkaç müdahale yaparak, şu hale getirebiliriz: 
Ama tam istediğimiz gibi sonuçlar alabilir miyiz? Peki gece çekimlerini "doğru" zamanda yapsak? Bu daha güzel bir çözüm değil mi? Bakalım örneklere: 
Peki sadece 20 dakika önce çekseydik? 
İşte Parlament mavisi.. Gecenin katran karası siyahı mı, yoksa, gün batımının ardından kısa bir süre devam eden o muhteşem lacivert mi? Cevap vermeden evvel, sevgili şair Yılmaz Erdoğan'ın mısralarına bir göz atalım mı? Mavilere Uyanmak “Yedi iklim geçer, ağarıp solan güz ışıklarından yalan pencerelere doğru... …………….. uykularda ölür ne ölürse, kıpırdayan su gülümseyen yel... yedi iklimin oralarda kavalını kırmış bir çobandır gökyüzü, aklında new orleans heybesinde caz! ………….. ve şaka gibi ve sarsak sarsak ve kımıl kımıl bir yaşamaktır MAVİLERE UYANMAK en kesif karanlıklara kafa tutan gözlerinin mavisine kuşanmak... ……….. senin adın buzul mavisi! çünkü mavilerde uyur, benden sana geçen sende beni kalkındıran ne varsa! sevdiğim, açlığımın uzak ufku, her sabah; güneşten ne zaman işaret alırsan ne zaman dar gelirse soluğun böyle uzun sarılmaklara, fikrini kurcalarsa eğer açık korkular, işte o zaman mavilere, mavilere uyandır beni... ” Yılmaz Erdoğan Örneklere devam: 
Ya parlament mavisinde çekersek? : 
Mavinin-Lacivertin fotoğrafa katkısı nasıl? Peki devam edelim, bir örnek daha: 
Ya biraz daha erken, yaklaşık 20 dakıka evvel (gün batımından yaklaşık 10 dakıka sonra ) çekılen bir kare: 
Peki, sanırım çekim zamanının fotoğraflarımıza etkisi konusunda en azından bir küçük pencere açıldı zihinlerimizde.. Ama sadece doğru zamanda çekim yapabilmek , tüm "az ışık gece çekimlerimizin" başarılı olacağı anlamına gelmez.. Bir başka önemli husus ise her çekimde şart olan doğru ışık okuyabilme ve böylece fotoğrafımızı doğru pozlayabilmemizdir.. Beraberce bakalım aşağıdaki örneğimize: 
Spot ışıkları.... Ahhh, spot ışıkları.. Ne sizlerle, ne sizlersiz olmuyor.. Fotoğraf çekebilmek için ışığa ihtiyacımız var, o nedenle olmalısınız, ama o denli noktasal ve şiddetli aydınlatıyorsunuz ki, pozlamada yapacağımız en ufak bir hata, aydınlattığınız bölgelerde doku kaybına yol açıyor.. Peki bu karenin doğru pozlanmışı yok mu? Var elbet, bir de ona bakalım: , 
Yukarıdaki birkaç örnekten geriye ne kalmalı ? Bir, gece çekimlerini mümkün olduğunca (içinde özellikle aydınlatılmış mimari eserlerin olduğu çekimleri) parlament mavisi adı verilen, mevsime göre değişim gösteren ama genelde, gün batımının ardından ilk yirmi dakıka içinde oluşan o mavi saatlerde gerçekleştirmeliyiz.. İki, özellikle noktasal ışık veren spot ışıklarına çok dikkat etmeli, doku kaybına yol açmayacak şekilde fotoğraflarımızı pozlamalıyız.. Bunların haricinde, elbet flaş kullanabiliriz. Ama elimizden geldiğince flaşı ana aydınlatma kaynağı olarak değil de, dolgu malzemesi olarak kullanabılirsek, yani ortamda zaten var olan ışığı daha verimli kullanırsak, çok daha zengin kareler çekmiş oluruz.. Ayrıca dersin başında bahsettiğimiz eşdeğerlik sapmasına özen göstermeli, özellikle film kullanarak fotoğraf çekıyorsak, o filmin uzun pozlamalardaki davranımlarını iyi bilmeliyiz.. Elbette , bazı soyutlama çalışmaları hariç, Uzun pozlama gerektiren gece çekimlerinde muhakkak tripod kullanmalı, mümkünse titreşimi azaltmak adına kablo deklanşör, veya yok ise makınamızın self timer özelliğini kullanarak çekımler yapmalıyız.. Yakın zaman evvel bir eğitim gezisinde çektiğim bir karem ile son vermek istiyorum.. Herkese güzel ve mavi gece çekimleri dileğiyle: 
Saygılarımla HAKAN HATAY 11 / 09 / 2006
|