| [DERS 7] POZOMETRELER DE POZ SAPMALARI VE IŞIK ÖLÇÜM SİSTEMLERİ |
|
|
Bir önceki dersimize Pozometreleri anlatarak başlamış, ama ardıından açılan parantezlerin içinde kalıp, geri dönememiştik. O nedenle bu derste biraz pozometrelerden bahsetmeye devam etmek istiyorum.. Basit olarak tanımlasak, pozometreler kısaca ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren elemanlardır. Konudan yansıyan , ya da konuya gelen ışığın şiddetini ölçüp, sonucu obtüratör hızı (enstantane) ve diyafram açıklığı cinsinden veren araçlardır. Önce de bahsettiğimiz gibi okuduğu ışığın yönüne göre pozometreleri 2 ana başlıkta incelemek mümkün.: • El pozometreleri • Fotoğraf makınasının içinde yer alan pozometreler. El pozometreleri: Bu pozometreleri kullanımın 2 yöntemi vardır. İstersek konumuzdan yansıyan ışığı ölçebiliriz, istersek konumuza düşen ışığı ölçebiliriz. Ama normalde zaten fotoğraf makınalarımızın içindeki pozometreler yansıyan ışığı ölçebildiklerine göre, el pozometreleri genelde düşen ışığı ölçmekte kullanılırlar. Peki yansıyan ışık ile düşen(gelen) ışık arasında ne fark vardır? Burada bu noktaya dair yazmadan evvel yansıma konusu üzerinde duralım biraz isterseniz. Bildiğimiz gibi renkler farklı şiddette ışık yansıtırlar. Örneğin beyaz bir duvar üzerine düşen ışığın büyük bir bölümünü yansıtırken ( zaten bu nedenle beyaz görünür) , siyah bir perde ise üzerine düşen ışığın büyük bir kısmını absorbe eder ve çok az bir bölümünü yansıtır. Buradan haraketle, her nesnenin sahip olduğu rengin farklı bir ışık şiddetini yansıtacağını düşünürsek, yansıyan ışığı ölçmek konusunda bir sorunun yaşandığını hemen anlarız. Tüm makına üreticileri ve pozometre üreticileri, bütün makınaların aynı mantığa göre ışık ölçmesinin doğru olacağı fikriyle bir referans belirlemişter, ve hepsi ürettikleri makınaların içindeki veya el pozometrelerindeki ölçüm sistemlerini %18 gri ye göre kalibre etmişlerdir.. % 18 gri.. Önemli bir referans noktası.. Fotoğraf makınasının içinde yer alan pozometreler: Şunu bilmemiz gerçekten önemli, makınalarımızın içinde bulunan pozometreler sadece yansıyan ışığı ölçerler. Makınamızı hangi yöne tutarsak tutalım, objektifin karşılık geldiği renk ten gelen ışık , o nesnenin rengi ile sensörümüze ulaşır. Bu nedenle yansıyan ışık bazı zamanlarda pozometremizin yanlış değerler vermesine neden olur. Çözüm nedir? 2 türlü çözebiliriz bu sorunu. Ya biraz paraya kıyıp bir el pozometresi satın alırız ve yansıyan ışık derdinden kurtulur, devamlı ortama düşen ışığı ölçeriz. Ya da makınalarımızın pozometrelerinin farklı renkler karşısındaki yanılma paylarını hesaba katar ve + veya – yönde makınalarımıza müdahale ederiz.. Bir çok arkadaşımızın bu noktada bir el pozometresine 500-600 dolar civarında bir para harcamayacağından haraketle, şimdi artı ve eksi müdahaleler üzerinde duralım isterseniz. (+) ve (-) YÖNDEKİ POZ MÜDAHALELERİ : Biraz evvel bahsetmeye çalıştığım gibi renkler farklı ışık şiddetlerinde yansımaya neden olurlar. Pozometrelerimiz, ölçüm yapılan düzlemin dokusunu bilemezler, rengi konusunda herhangi bir fikre sahip değildirler, onlar sadece o yüzeyden yansıyan ışığın şiddetine duyarlıdırlar. O halde , açık renkler fazla ışık yansıtırken, koyu renkler az ışık yansıtıyorsa, ve tüm pozometreler üzerine düşen ışığın % 18 ını yansıtan gri renge göre kalibre olmuşsa, fotoğraf çekerken , özellikle tek bir rengin veya, bir kaç koyu veya açık rengin kadrajlarımıza hakimiyet kurmaları durumunda, ortada bir pozometre yanılması olduğunu kesinlikle unutmamalıyız.. Bizler o noktada devreye girmeli ve makınalarımızın bize verdiği enstantane ve diyafram değerlerine kuşku ile bakmalı, ve doğru yönde müdahaleler yaparak doğru ışık okumasını gerçekleştirmeliyiz.. Konu okurken biraz karışık geliyor sanırım. Elimden geldiğince açık yazmaya gayret ediyorum ama yazım dilinde anlatım ancak bu kadar açıklayabilici oluyor.. Peki biraz örnekler üzerinde denemeye çalışalım. Ama örneklerimi de hayal gücünüz yardımıyla kafanızda canlandırmanızı rica ediyorum: (-) Yönde Müdahaleye ÖRNEK: Üzerinde siyah bir elbise olan , siyah saçlı bir bayanın siyah bır perdenin önünde portresini çekmeye çalıştığımızı düşünelim. Arka fon siyah, saçlar siyah, üzerindeki kıyafet siyah.. Ortamda kesinlikle siyah hakim. (mankenimiz beşiktaşlı ve puan durumundan durumu sadece siyah giyinmekte ) . Eğer makınamızı genel ölçümde (muhtemelen merkez ağırlıklı ölçümde) kullanarak bir ışık ölçümü yaptığımızda, makınamızın içindeki pozometre yanılacaktır. Nasıl yanılacaktır beraberce düşünelim. Konumuzun üzerine aslında 3 birim ışık düşüyorsa, konumuzun renginden dolayı makınamızdaki pozometreye sadece 1 birim yansıyacak ve bu nedenle makinamızdaki pozometre bize ayarları (enstantane ve/veya diyaframı) açtırmaya çalışacaktır. Eğer makınamızın verdiği değerlere fotoğraf çekersek, çektiğimiz kare fazla pozlanacak ve sonuç “açık” olacaktır. Çözüm nedir? 2 ana çözüm önerebilirim.. Eğer fotoğraf makınanızda “spot ölçüm” varsa, makınanızı genel ölçümden spot ölçüme alın ve ışığı modelimizin yüzünden (yani % 18 griye en yakın olan bölgeden ) okuyun . O zaman yanılma mınımıze olacak ve bu ölçüme göre çekeceğimiz kare doğru olarak pozlanacaktır. (Yalnız sadece spot ölçmek yetmez, spot ölçümü % 18 griye en yakın yerden , yanı modelimizin yüzünden almalısınız) 2. olarak, eğer makınamızda spot ölçüm yoksa, o halde yapmamız gereken genel ölçümde bu renkten dolayı oluşacak sapmayı telafı edebilmek adına makınamızın verdiği değerlere (-) “eksi” yönde müdahale etmektir. (yani diğer bir deyişle, ya enstantaneyi kısaltmalı, ya da diyaframı kısmalıyız) .. Böyle bir durumda ne kadar müdahale yapmamız gerekeceğini tam olarak kestirmemiz zor olacağı için, genelde aynı kareden birkaç faklı ayarda çekeriz. ( fotoğrafçı deyimiyle o kareyi “tararız” ) (+) yönde Müdahaleye ÖRNEK:: Tam tersi durumu da inceleyelim isterseniz. Yani kadrajımıza açık renklerin hakım olduğu durumlarda ne yapmalıyız. Mesela karlı bir günde fotoğraf çekiyoruz. Kadrajımızın büyük bir bölümüne kar ile kaplı alanlar hakim, yani beyaz renk hakım. Böyle bir durumda pozomerte gözü ile (gönül gözüyle bakmak gibi, bir fotoğrafçı her zaman kadrajına pozometre gözü ile bakabilmelidir) bakarsak eğer, ortamda mesela 1 birim ışık varken, beyaz alanların fazla yansıtıcılığından dolayı pozomteremiz olduğundan fazla ışık var zannedecek, ve ona göre ayarlarımızı kıstıracaktır. ( Yani olması gerekenden daha kısa bir enstantane veya daha kısık bir diyafram değeri verecektir.) Eğer biz makınamızın içindeki pozometrenin verdiği bu değere göre çekersek, muhtemelen gri bir kar fotoğrafımız (“koyu” bir kare olacak) olacaktır. Oysa iyi bir fotoğrafçı olarak renkleri doğru kaydedebilmeliyiz. Kar beyazdır, bizim fotoğafımızda da beyaz renkte olmalıdır.. Bu nedenle makınamızın verdiği poz değerlerine bu kez (+) “artı” yönde mudahale etmemiz gerekmektedir. Yani ya verilen değerden daha uzun bir enstantane değeri, ya da daha açık bir diyafram değeri kullanmalıyız.. Sonuç olarak, AA , KK kuralını unutmamalıyız.. Yanı açık renklerle ilgili fotoğraf çekiyorsan, makınanın pozometresinin verdiği değerlerden daha fazla Aç, Koyu renklerle ilgili bir konuda çalışıyorsan makınanın pozometresinin verdiği değerleri Kapa (kıs) .. Açıksa Aç, Koyuysa Kapa (veya Kıs) .. AA , KK.. Biliyorum biraz karışık gibi geliyor. Ne gerek var, makınamı P (Program) veya A (Auto) moduna alırım nasıl olsa o çeker diye düşünmeyin, çeker de, nasıl çeker.. Size gri bir kar fotoğafı çektikten sonra ne anlamı var ki.. Şunu unutmamalıyız, teknoloji hiçbir zaman akıllı aletler sunamaz, işlevi ileri aletler sunar. Akıllı olan ve bu aletleri en optimum kullanacak olan bizleriz. Sırtımızı teknolojiye dayanarak her durumda çözüm sağlayacağını varsayarsak, bazı durumlarda yanılmalar yaşarız. Bu yüzden kullandığımız araçların bize sunduğu imkanlardan faydalanalım ama zihnimizi , aklımızı ve önsezilerimizi de hiçbir zaman atıl bir halde bırakmayalım. IŞIK ÖLÇÜM SİSTEMLERİ Gelelim Işık Ölçüm Sistemlerine. Objektif içinden okumalı ışık ölçüm sistemleri 4'e ayrılır. Bunlar ayna üzerinden yansıyan görüntünün bal peteği veya karelere ayrılmış alanlara düşen ışık değerlerinin hesaplanmasıyla oluşurlar. 1 ) Ortalama ölçüm - Averaging System: Bu sistemde ışık ölçümü, fotograf karesinde oluşacak görüntünün tamamının okunması sonucunda kareciklerde oluşan ölçüm değerlerinin aritmetik ortalamasının alınması ile oluşur. Işık olçüm sistemine göre değişen kare sayısı 24 ise bu alanlara düşen değerler önce hesaplanır sonra bunların toplanıp 24'e bölünmesi sonuçunda oluşur. Bu ışık ölçüm sistemi her bölgeden aynı oranda ışık okuduğu için biraz karışık ışık koşullarında önemli hatalar yapmaktaydı, bu nedenle yeni üretilen makınalarda bu sistem nerdeyse terkedilmiştir. 2 ) Merkez ağırlıklı - Center-Weighted Merkez ağırlıklı ölçüm yapan makinalar kadrajlanmış alanın merkeze komşu olan kareciklerden gelen ışık ölçüm değerlerinin okunması sonrasında ortalaması alınarak oluşturulur. Bu alanın ölçüm değerine etkisi %65 veya %70 oranında olur. Geri kalan alanın ölçüm değerine etkisi %35 veya %30 oranında olur. Genelde fotoğafçılar konularını kadrajın altın kesim noktalarını da içine alan bir elips içine yerleştirme eğiliminde olduklarından, merkez ağırlıklı ölçüm sistemi günümüzde az hata ile çalışmaktadır . Pek çok makınada merkez ağırlıklı ışık sıstemi genel ışık sistemi olarak kullanılmaktadır. 3 ) Nokta ölçüm - Center-Spot Kadrajlanmış alanın tam merkez noktasından gelen ışık değerlerinin okunması sonucu oluşur. Diğer alanlardan gelen değerler bu ölçüm sisteminde hesaplamalara çok az katılır. Spot ölçüm fotoğrafta biraz ilerlediğinizde , muhakkak zaman zaman başvuracağınız bir ışık okuma sistemidir. Özel koşullarda çok faydalı olmasına karşın, spot okumanın mantığını tam çözmeden kullanmak , yanlış ışık okumaları da beraberinde getirebilir. Bu nedenle spot okumayı tam olarak içselleştirmeden, normal çekimlerinizde pek kullanmanızı önermem. Özel durumlarda, nereden ışık ölçeceğinizi biliyorsanız, ve neden oradan ışık ölçmeniz gerektiğini kendinize açıklayabiliyorsanız sorun yok, ama bilmeden spot kullanmak genelde hüsran ile sonuçlanabilir, benden uyarması.. 4 ) Bölge Ağırlıklı ölçüm - Zone - Weighted Kadrajlanmış alan katsayılar verilerek bir kaç bölgeye bölünür. Bu bölgelerden gelen ölçüm değerlerinin ilgili katsayılarla çarpılarak ağırlıklı ortalaması oluşturulur. Genelde makınalarımızda bulunan P (Program) veya A (Auto) modları bu ölçüm sistemini kullanırlar. Umarım buraya kadar anlatmaya çalıştığım pozometre ve ışık ölçüm sistemleri konusunda zihinlerinizde önce bazı soru işaretlerini canlandırmış, ardından da gerekli şekilde açıklamalar yaparak bu soru işaretlerinin aydınlanmasına neden olmuşumdur. Son söz olarak yinelemek istiyorum: Pozometre gibi düşünün. Ne zaman hata yapacağını önceden kestirin ki, doğru kareleri filminize veya sensörünüze kayıt edebilin. Bir sonraki derste buluşmak dileğiyle. Saygılarımla HAKAN HATAY 08 / 03 / 2006 |
|
| Son Güncelleme ( Monday, 02 April 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Bir önceki dersimize Pozometreleri anlatarak başlamış, ama ardıından açılan parantezlerin içinde kalıp, geri dönememiştik. O nedenle bu derste biraz pozometrelerden bahsetmeye devam etmek istiyorum.. Basit olarak tanımlasak, pozometreler kısaca ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren elemanlardır. Konudan yansıyan , ya da konuya gelen ışığın şiddetini ölçüp, sonucu obtüratör hızı (enstantane) ve diyafram açıklığı cinsinden veren araçlardır.
