Rüzgârın etkisi her motor türüne göre değişik olacaktır, o yüzden kendi deneyimleriniz çok önemli...
Açıklık bir yerde tek başına gidiyor da bir yönden sabit hızda rüzgâr esiyorsa (böyle bir olay nadir dır ya, diyelim "ise" ) yapacağınız şey kontra viraj tekniğini uygulamaktan ibarettir. Evet, bu teknik nasıl bize viraj döndürüyor, kıvırmaca ile hayatimizi kurtarıyorsa, burada da rüzgârdan kurtaracaktır. Rüzgâr ne yandan esiyorsa ona göre dengeleyecek şekilde elciği ileri itin.
Mekanizmayı biliyorsunuz artık... Motor o yana devrilir, rüzgâr kaldırır, denge kurulur ve siz dümdüz, hiçbir mücadeleye girişmeden, eğilip bükülüp, gidonla, ağırlığınızı kaydırmakla filan uğraşmadan gayet "kool" bir şekilde yolunuza devam edersiniz.
Normalde bu rüzgâr illeti sizi umulmadık, aslında umulduk! zamanlarda bulur...
Tünel çıkışları... en tipik rüzgârla buluşma yeridir. Köprü ayakları geçişleri, büyük ağır araçları sollama sırasında, tepe üstleri, acık yüksek köprü sırtları hep rüzgârla buluşma, cebelleşme noktalarıdır.
Yapacağınız tek şey 1- Sakin olmak, 2-kontra viraj tekniğini uygulamaktır. Rüzgâr güm diye vurduğunda yapılacak şey o yöndeki elciği orantılı bir hızla ileri itmektir.
********* Altın kural *********
Rüzgâr denilen namerdin en büyük silahı SESidir. Evet... Kulaklığınız her zaman takılıysa rüzgâr sizi eskisi kadar korkutamaz. Kuvvetli bir rüzgâr sesi motorcuyu ürkütür, kasar, gülümsemenizi yüzünüzden siler. Endişe ile suren motora hakim olamaz, bu durumda kullanmayın!
Kulaklığınız hep kulağınızda olsun, unutmayın kırılan kemik kaynar, yırtılan deri-kas yerine gelir ama kaybolan işitme duyusu tamir olmaz...
**********************************
Uzun yolculuklara daima sabah erken çıkın... Tecrübeli uzun yol motorcuları hiç bir zaman öğleden sonra uzun yol yapmak, acık düzlüklere çıkmak istemezler. Öğleden sonra ısınıp yükselen havanın yerini doldurmaya çalışan serin hava (meltem, lodos, keşişleme mesela) şiddetli yüzey rüzgârlarına sebep olur. Çiftçiler, balıkçılar bunu iyi bilir...
Türbülans denilen nam kefere :) bozguna uğramış havadır ve tehlikeli olabilir. Genellikle otobüslerin, kamyonların, TIR ların arkasında ve yan arkalarında oluşur. Bunlara yaklaşmayın. Bu tur araçları sollarken sol şeridin en açığına gidin. Bu araçların bir tehlikesi de yandan (sağ ya da sol fark etmez) gelen rüzgârı (varsa) kesmeleri dir. Yani diyelim sağdan rüzgâr esiyor, siz sağ elciği motoru sağa yatırmaya yarayacak şekilde ileri itmiş, rüzgârın basıncı ile dengeyi bulmuş, dümdüz gidiyorsunuz... Solladığınız otobüs o rüzgârı keseceği için sizi dengede tutan basınç ortadan kalkar ve doogru otobüsün göbeğine doğru dalışa geçersiniz. Dikkat.
Bir diğer türbülans/basınç tehlikesi de karşı şeritten hızla gelen otobüs vb. devasa mahlûkatın sizin şeridinize tokat gibi vurduğu hava dalgasıdır. Bu tur iki yönlü yollarda sakin ha sol şeridin en solundan gitmeyin. Bu basınç bazen hafif bir motora şerit değiştirtecek kadar kuvvetli olabilir.
Yolcunuz varsa iki misli dikkatli olmanız lazım, çünkü yolcu gemiye çekilmiş ikinci bir yelken gibidir. Motor rüzgâra karşı çok daha hassaslaşacaktır.
Bütün bunlara rağmen... Korkmayın, her zaman kulaklık takın, rüzgârda hızı düşürün...








